Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Burhan Sayılır, 1915’de Çanakkale’ye gelen İngilizlerin, Türkleri Osmanlı’nın başkenti İstanbul ile Ortadoğu arasında bir tercih yapmaya zorladığını söyledi. Sayılır, “Türklerin tercihi Osmanlı’nın başkenti İstanbul oldu. Çünkü İstanbul düşerse imparatorluk çökerdi. Türkler bu topraklarda var olmak için İstanbul’u tercih etti ve Çanakkale’de destan yazdı” dedi.
ÇOMÜ öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Burhan Sayılır, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 95’inci yıl dönümünde “Neden Çanakkale’ye geldiler” sorusuna çok farklı bir pencereden açıklık getirdi. Bugünkü Ortadoğu politikalarının temellerinin 95 yıl önce Çanakkale’de açılan cepheyle atıldığını anlattı. Çanakkale Savaşları’nın 95’inci yıl dönümüne girerken, bir çok yayın çıkmasına rağmen genel olarak Çanakkale cephesinin açılma nedenlerini Ortadoğu ve Hindistan yolu üzerindeki İngiliz politikaları açısından değerlendirmede eksiklik olduğunun altını çizen öğretim üyesi Burhan Sayılır, İngilizlerin o günkü politikalarını ve Çanakkale’ye geliş nedenleri açıkladı. Sanayi devriminden sonra Avrupalıların Ortadoğu’ya olan ilgilerinin yoğunlaştığını belirten Sayılır, “Özellikle İngilizler Ortadoğu’ya daha istekli bir şekilde yerleşmeyi düşünmeye başladılar.
Ama bir sorun vardı ortada. Osmanlı devleti her ne kadar zayıflamış olsa da bu bölgede belli bir nüfuza sahipti. Özellikle Suriye, Filistin, Mısır’ın üst kısmı, İran, Pakistan ve Hindistan’a kadar gelen bölgede geleneksel haleflik kavramıyla da bağdaşan bir nüfuz etkisi vardı. Bunun kırılması gerekiyordu. Bunun için de Osmanlı devletinin tasfiye edilmesi gerekiyordu. Ama bu kolay bir iş değildi. Etraflıca düşünülmesi gerekiyordu” dedi. İngiliz politikacılarının, bunu düşünürken hiç beklemedikleri bir teklifle karşılaştıklarını söyleyen öğretim üyesi Burhan Sayılır daha sonra yaşanan gelişmeleri şu şekilde açıkladı: “Rusya, özellikle Kafkas cephesinde Türkler ve Almanlar tarafından çok fazla sıkıştırıldığından İngiltere’ye, en azından Türkleri kendi cephelerinden çekmeleri için Çanakkale’de bir cephe açılmasını teklif ettiler. İngilizler bu teklifi hemen kabul ettiler.
Çünkü Fransızlar ile anlaşamıyorlardı bu konuda. Fransızlar özellikle İskenderun’a çıkartma yapıp, iç bölgelere doğru girip burada yaşayan Ermenileri kandırıp işbirliği yaparak kolaylıkla Irak’a kadar ulaşacaklarını ve dolayısıyla Anadolu’daki Türk birlikleri ile Ortadoğu’daki Türk birlikleri arasındaki iletişimin ve lojistik desteğin kesilerek bu bölgedeki etkinliğin artacağını düşünüyorlardı. Ancak İngiliz politikacıları geleneksel olarak işi şansa bırakmama düşüncesi ve kaygısıyla bu görüşe çok sıcak bakmadılar. Temel olarak baktığımız zaman İngiliz politikaları şu şekildeydi. İngilizler, Mısır’da bütün Ortadoğu ve Hindistan’a kadar olan bölgeyi kontrol alanına alabilecek bir merkez oluşturdular. Bu merkez hem güvenli olacak, hem de hiçbir en ufak tehdide açık olmayacaktı. İngilizlerin bu politikasını Osmanlı genel kurmayı da biliyordu.
Onun için Enver Paşa bu bölgedeki, özellikle Süveyş kanalındaki birlikleri daha güçlü tutuyordu. Ancak İngilizler bunu bildikleri için Rusların teklifi daha sıcak geldi. Süveyş Kanalı ve Mısır’a yakın birliklerin lojistik destekten zayıf bırakılması ve buradan uzakta tutulması önemliydi. Eğer Çanakkale gibi bir yerde, Osmanlı başkentinin kalbinin yanında bir cephe açılırsa hiç şüphe yok ki Türkler başkentlerini korumak için en az 600 bin askerini Trakya, Gelibolu Yarımadası ve Anadolu yakasındaki bazı yerlerde tutmak zorundaydı. İngilizler bunu bildikleri için başkentin dibine Çanakkale’ye cephe açtılar. Çanakkale cephesi açıldığında Türkler bir tercih yapmak zorunda bırakıldı. Bu tercih ya başkent İstanbul, ya da Ortadoğu’ydu. Türkler istemese de bu tercihini yapmak zorundaydılar ve aslında da yaptılar. Çünkü başkent düşerse bütün imparatorluk düşerdi. Oysaki başkent korunursa diğer taraflarda toprak kaybı olsa bile imparatorluğu hala daha ayakta tutmanın yolları aranabilirdi.
Çanakkale cephesinin en önemli açılış nedeni Türklerin başkenti korumak ile Ortadoğu’da ve Hindistan yolu üzerinde etki nüfuzunu kullanıp kullanamama konusunda tercihte bırakılmasıdır. Osmanlı genelkurmayı başkent İstanbul’u korumak için bütün imkânlarını Çanakkale’ye sarf etti. Ancak diğer cephelerde de savaş devam ediyordu. Suriye’de, Irak’ta ciddi ikmal lojistik destek konularında problemler yaşandığını görmekteyiz. İngilizler yerel güçlerle işbirliği yaparak Türk ordularını buradan geriye doğru atmaları ile Mısır tam bir güvenlik altına alınmış oldu.” O günkü politikaların, günümüz politikalarını da çok fazla etkilediğini ve hala da etkilerinin sürdüğünü belirten Burhan Sayılır, “Türklerin Ortadoğu ve Hindistan yolundan uzak tutmak Avrupalıların bugün de en büyük düşünceleridir. Yani Türklerin Ortadoğu üzerinde, Asya üzerinde politika üretmeleri 1915’deki gibi aynı mantıkla engellenmek zorundadır. Türkler bu bölgelerde politikalar üretmeye başladıkları zaman bu 1915 öncesine dönülmek anlamına gelir. Bu da Avrupa’nın, ya da etkin güçlerin çok fazla işine gelmez” diye konuştu.
|