|
Haberler / Çanakkale'de ziyaretçiler için yeni proje hazırlandı |
Her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Çanakkale Şehitliği, rant tartışmalarının ortasında kaldı. Rehberler ve yerel turizmciler, yatırımlarla tanıtılıp çekici hale getirilen ve turist akınına uğrayan şehitliğin proje çöplüğüne dönmesinden rahatsız. Milli Parklar Müdürlüğü'nün yakında 'gezi araçları projesi'ni hayata geçireceğini belirten rehberler, uygulamanın daha fazla 'ayakbastı parası' almayı amaçladığını öne sürdü. Müdürlük ise Milli Park'ı gezmek için otobüs, midibüs ve minibüsten oluşan 89 aracı kullanmanın zorunlu kılınmayacağını, amacın yoğunluğu azaltmak olduğunu söyledi.
Gelibolu Yarımadası Tarihî Milli Parkı'nı görmek isteyenler için düşünülen gezi araçları projesi, önümüzdeki ay ihale sürecinin tamamlanmasının ardından başlayacak. İhale şartnamesine göre alanda ziyaretçileri taşımak için 44 kişilik 20 otobüs, 26 kişilik 40 midibüs, 14 kişilik 25 minibüs, 9 kişilik 2 engelli aracı ve 9 kişilik 2 VIP olmak üzere toplam 89 araçla hizmet verilecek. Yeni uygulamayla yurdun dört bir yanından otobüslerle ziyarete gelenlerin, kendi araçlarından inip ücret karşılığı özel şirketin işlettiği araçlara bindirileceğini söyleyen rehberler, bunun karışıklığa sebep olacağı düşüncesinde. Daha önce yapılmak istenen fakat tepkiler üzerine Çevre ve Orman Bakanlığı'nın geri adım attığı, giriş kapısında ayakbastı parası alınması projesini hatırlatan rehberler ve bölge esnafı, iyi niyetli olarak başlayacak hizmetin, zamanla mecburi hale getirilmemesi konusunda uyarıyor.
Şehitliklerde sorunların bitmek bilmediğini söyleyen Turizm Tanıtma ve Alan Kılavuzları Derneği Başkanı Ahmet Kaşıkçı, her sezonda üretilen projelerden en çok vatandaşın ve bölge esnafının zarar gördüğünü ifade etti. Yeni uygulamayla Kilye Koyu Ana Tanıtım Merkezi'nin şehitliğin tek giriş kapısı haline getirileceğini öne süren Kaşıkçı şunları kaydetti: "Ziyaretçilerin bu araçlara binmek zorunda bırakılması düşünülüyor. Vatandaş kendi arabasını park edip bedel ödeyerek şirket araçlarına binecek. Bu da ilave maddi külfet getirecek. Böylece şehitliklere giriş, paralı olacak. Ayrıca Kilye'nin tek giriş kapısı olması izdihama yol açacak. Gezi sezonunda hafta sonları bölgeye 500 otobüs geldiği söyleniyor. Bu yanlıştan hemen dönülmeli."
Konuyla ilgili açıklama yapan Gelibolu Yarımadası Milli Parkı Müdürü Mahmut Ustamazman ise amaçlarının para kazanmak olmadığını dile getirdi. Bölgedeki araç yoğunluğunu kırmayı ve tekelleşmeyi önlemek istediklerini anlatan Ustamazman, taşıma işinin zorunlu tutulmayacağını vurguladı. İsteyenlerin yine kendi aracıyla gezebileceğinin altını çizen Milli Park müdürü, şu ifadeleri kullandı: "Araçlarımız, iddia edildiği gibi Kilye Koyu Ana Tanıtım Merkezi'nde değil, Eceabat ilçe merkezindeki Milli Park Müdürlüğü'nde duracak. Araçlarda alan kılavuzu bulunacak. Bölgede bu işi yapan en az dört firma var. Kişi başına 25 ila 50 lira alıyorlar. Bizim fiyatlarımız ise 10 ila 15 lira olacak."
ZAMAN - MUZAFFER ALTUNAY ÇANAKKALE
|
Güncellenme Tarihi: 10.08.2009 11:13:16
Bu sayfayı ziyaret eden
749. kişisiniz.
|
Yorumlar |
|
Yetkin İŞCEN
(12.08.2009)
Gelibolu Tarihi Milli Parkı içeren yarımadanın, umuma açık bir mesire yeri olmadığını kimbilir ne zaman anlayacak bu ahali? Bu bölge, tüm dünyada uygulandığı gibi, kontrollü, korumalı, bakımlı ve sürekli taranan bir arazi parçası olmalı. Dedemizin şehit düştüğü topraklar diye elimizi kolumuzu sallayarak girebileceğimiz bir yer gözüyle bakmamayı öğrenmeliyiz. Tabii ki, böyle emek verilen bir yere girmenin de bedeli olacak. Özel aracıyla ziyarete gelen kişiler, ziyaret amaçlarını baştan belirleyecekler; buranın manzaradan keyf alınacak bir yer değil, bir şehitlik olduğunu idrak edecekler ve buna göre davranacaklar. Direksiyonda çişi gelen şoför, aracını yol kenarına çekip, genelde üzerine çam ağacı dikilmiş siper kalıntılarına işemeyecek.Ki, bu siperlerin çoğu da o taraftan ya da bu taraftan bir insana mezar olmuş çukurlardır. Bu bakımı sağlamanın da kuşkusuz bir karşılığı var. Bu karşılığa kasaba esnafı kafasıyla ayak bastı parası etiketini yapıştıranlar, edeplerini takınıp kendilerine gelecekler. Çünkü, bölge için üretilen projelerin asıl amacı, bölge turizmini ve esnafını kalkındırmak değil. Bundan 95 sene önce bu topraklara düşüp kalmış atalarımıza duyduğumuz saygımızı ifade etmek. Asıl amaç, öncelikle bu... Asıl amacın yanında Turizmmiş, bölge esnafıymış, turizm rehberiymiş, alan kılavuzuymuş, hiçbirinin beş paralık kıymeti yok. Ne yani, ziyaretçi gelmiyor olsa, burayı başıboş mu bırakacağız? Alan kılavuzları para kazanamıyor diye, açacak mıyız bütün yolları? (18 Mart Üniden bir utanmaz üniversite öğretim üyesinin tezine başlık yaptığı gibi) Ölü Turizmi para etmiyorsa, şehitlikleri yıkılmaya mı terkedeceğiz?
Bu saçma ve mesnetsiz argümanlar, birkaç kasaba esnafı kılıklı emeklinin kopardığı yaygara etrafında dönüyor. Bir takım mecralar da bu tür yavan argümanlarla gazete sayfası dolduruyor.
Asıl tartışılacak olan, bölge hakkında verilen kararın içeriğinde yer alan ayrıntılardır. Ziyaretçi, bölgeye genellikle 48-50 kişilik otobüslerle geliyor ve yarımadada bu araçlarla dolaşıyordu. Şimdi, daha küçük araçlarla gezdirilecekler. Bu, bir aracın yarattığı çevre kirliliğini üç katına çıkarmaktır. Bir otobüsle bir midi veya minibüsün çıkardığı egzost gazının miktar olarak pek farkı yoktur. Ama, taşıdığı yolcu sayısı neredeyse üzte bir olduğu için küçük araç sayısı üç katına çıkacaktır. Aynı sayıda insanı gezdirmek için üç kat fazla araç çalışması demek, bölgede üç kat çevre kirliliği demektir. Oysa, merhum Qrof. Raci Bademlinin bu bölge için yaptığı ve onaylanan çalışmada, özellikle motorlu araç trafiğinin tamamen kaldırılarak raylı sistem uygulanması önerilmişti. Tartışılması gereken konu budur.
Rehber veya rehber geçinen vatandaşlar hiç alınmasın, bozulmasınlar. Böyle alanların kuralları vardır ve tüm dünyada aynıdır. Bu kurallar eninde sonunda burada da uygulanacaktır. Yeter ki, hızlı ve kararlı bir biçimde başlatılsın. Yoksa, bölgeyi maddi ve manevi, her anlamda kaybetmemize çok az kaldı... Yarımadada yaşanan bu anarşinin başlıca nedeni olan rehberlik ve kılavuzluk mesleğinin de aynı biçimde kontrol altına alınması gerektiği de unutulmadı. Bunun için de zaten çalışmalar hazırlanıyor...
Yetkin İŞCEN |
|
|
|
|
|
|