Yarımadadaki Milli Parklar Müdürlüğü’nün kısa süre önce tamamlandığını ‘iftiharla’ açıkladığı son iki şehitlikte sergilenen tanıtım tabelası komedisi, adı geçen kurumun gerek Çanakkale Savaşı tarihine, gerekse yetki alanındaki sorumluluğuna tamamen duyarsız olduğunu kanıtladı… Daha eski anıtlarda bulunan yanlış içerikli yazıtları hala değiştirmeyen Milli Parklar, bu kez farklı şehitlik yazıtlarını da birbirine karıştırdı… Milli Parklar Müdürlüğü’nün geçtiğimiz haftalarda inşaatının tamamlandığını duyurduğu iki yeni şehitlikteki düzenleme ve onarım faaliyetinin tamamen gösterişe yönelik olduğu anlaşıldı. Özellikle Nuri Yamut Anıtı’nın çevresinde, eski ve tarihi savaş topoğrafyasında yapılan ‘düzenleme’ adlı değişiklikler konuyla ilgili araştırmacılara saç baş yoldururken, Milli Parklar’ın, sorumluluğundaki bu çalışmalar hakkında hiçbir bilim adamına ya da yetkili kuruluşa danışmaması dikkat çekiyor. Geçtiğimiz günlerde yaşanan asfalt genişletme çalışmaları sırasında Conkbayırı yolunda şehit kemiklerinin bulunması üzerine bölgedeki araştırmacı, alan kılavuzu, ilgililer ve hatta gazeteciler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunan Milli Parklar Müdürlüğü’nün, kendi sorumluluğunda bulunan tanıtım ve bilgilendirme konularında hiçbir birikimleri olmadığı; bünyesinde asli göreviyle ilgili bilim adamı istihdam etmediği ve bu nedenle de bölgede yanlış üzerine yanlış yaptığı ortaya çıktı.
Sözkonusu mekanlardan biri olan Nuri Yamut Anıtı etrafında yapılan düzenlemeler, aslında bir dönümlük bir arazi üzerinde yapılacakken Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün planı değiştirmesiyle 10 dönüme çıkarılmış; bunca arazi üzerinde kalan eski lağım ve bomba çukurları, siperler gibi tarihi kalıntılar dozerlerle düzenlenerek çim saha haline getirilmişti. Nuri Yamut Anıtı’nın etrafı düzlenirken, yılların yıprattığı anıtın boya, badana, sıva, veya taş işçiliğindeki hasarlara el sürülmediği, öylece bırakıldıği dikkat çekti. İnşaat pisliği ve tüm alana yayılmış durumda… Ama en önemli yanlışlığın; Nuri Yamut Anıtı’nın önüne dikilen tanıtım yazıtında olduğu anlaşıldı… Sözkonusu yazıtta, bölgenin “Şehitlersırtı Şehitliği” olduğu ilan edilirken, içeriğinde de ilk düşman çıkartması sırasında ve onu takibeden günlerde yapılan çarpışmalarda şehit veren birliklerin isimleri verilmiş… Yazıtta yer alan metindeki birlik isim ve numaraları doğru olmakla beraber, anlatılan çarpışmaların Nuri Yamut Anıtı civarındaki çarpışmalar değil, sahile yakın olan diğer şehitliğin bulunduğu yerde yaşanmış olaylar olduğu anlaşılıyor. Yani, kısacası, yazıtlarda verilen bilgiler birbirine karıştırılmış; Nuri Yamut’a konacak yazıt diğerine; öbür şehitliğe konacak yazıt da Nuri Yamut’a konmuş…
Nuri Yamut Anıtı’nın duvarının dibine konan sözkonusu yazıtta vurgulanan “Şehitlersırtı Şehitliği” ismi de, adı geçen anıtı yaptıran eski 2. Kolordu kumandanlarından ve genelkurmay başkanlarından Nuri Yamut’un ismini unutturmaya yönelik bir çaba olarak görünüyor. Bilindiği gibi, Korg. Yamut, 2. Kolordu Kumandanı iken bölgede yüzeye çıkan şehit kemiklerini toplatarak bir toplu mezara defnettirmiş ve üzerine bugüne kadar kendi adıyla anılan anıt mezarı yaptırmıştı. Bugün, onca düzenleme çalışmasına ve harcanan paralara rağmen, bölgenin belki de en anlamlı anıtlarından biri olan bu anıt mezar üzerinde zaman içinde oluşmuş tahribata el sürülmedi. Bahçesi bakımsız, çöp içinde duruyor. Bütün etrafı çim saha haline getirilmişken anıt bahçesi öylesine bırakılmış. Bahçe duvarlarındaki girişte yer alan gülleler kırılmış, sıvaları dökülmüş. Civardaki inşaat molozları da duvarının dibine yığılmış. Tarihi topoğrafyayı katleden böylesi bir tahribatı bir yana bırakırsak, önceden mevcut olup da bakımsızlıktan hasar görmüş anıtlarımıza hiç el sürülmemesi, Milli Parklar Müdürlüğü’nün elindeki bütçeyi pervasızca harcadığının göstergesi olarak ziyaretçilerin dikkatini çekiyor. Bazı anıt ve şehitliklerin, tıpkı B. Anafartalar Şehitliği’nin bugün “Köşdere Şehitliği” diye anılması gibi, farklı ve anlamsız isimlerle anılması da hayli dikkat çekici… Bilindiği gibi, Milli Parklar Müdürlüğü’nün kendi bünyesinde olduğunu belirttiği bu şehitliğin kapısındaki yazıtta da “Köşdere Ailesi tarafından yaptırılmıştır” yazıyor.
Yine benzeri durumda olan bir mekan da, Tekke Koyu’ndaki eski tekke mezarları… Milli Parklar’ın sorumluluğundaki bu mezarlar da geçtiğimiz aylarda kimliği bilinmeyen birileri tarafından bilgisizce düzenlenmeye çalışılmış, mezar taşları yağlıboya ile boyanmıştı…
Yetkin İşcen, Çanakkale Olay Gazetesi - 27.01.2009
|