sadeceucuz.com
 
Ana Sayfa | Hakkımızda | Ziyaretçi Defteri | Reklam | Sık Kullanılanlara Ekle | İletişim     
 
 Haberler
 Makaleler
 Dosyalar
 1.Dünya Savaşı
 Çanakkale
 Boğaz Harbi
 Kara Muharebeleri
 Hava Muharebeleri
 Cephe Koşulları
 Kahramanlar
 Hatıralar
 Şiirler
 Gazilerimiz
 Anzaklar
 Kim Kimdir?
 Şehitlik ve Anıtlar
 Müze ve Galeriler
 Yabancı Anıtlar
 Tanıtma Merkezleri
 Kale ve Tabyalar
 Arşiv Belgeleri
 Faydalı Linkler
 Haritalar
 Yeni Çıkan Kitaplar
 Ziyaretçi Defteri
 Videolar
 Foto Galeri


 
 
 
 
 
 
 

Kahramanlar / Bir gazinin hatıralarında Çanakkale’nin kahraman çocukları


Balıkesir İvrindi’nin Mallıca köyünden 104 yaşında vefat eden Azman Dede Çanakkale savaşına katılmış gazilerimizdendi. Gençliğinde iki metreyi aşkın boyu, dev görünümüyle insan azmanı sayılmış, herkes ona azman demeye başlamış, soyadı kanunu çıkınca da Azman soyadını almıştı. Esas ismi adeta unutulmuştu.

Yıllar önce bir yerel araştırma sırasında Mallıca köyü kahvesinde kendisiyle görüştüm. Kulakları ağır işitiyordu. Köylülerden biri yardımcı oldu. Benim sorduklarımı kulağına bağıra bağıra söyledi. Onun sesine alışkın olduğundan anladı. Sordukları mı cevapladı.

Söz Çanakkale’ye geldiğinde o koca ihtiyar sarsıla sarsıla, hıçkırıklar içinde ağlamaya başladı. Kendi zor duyduğu için kan çanağına dönen gözleriyle bize de duyurmak için bağıra bağıra anlatmaya başladı:

— Bir hücum sırasında bölük erimişti. Yüzbaşı telefonla takviye istedi. Gece yarısı siperleri takviye için istediğimiz askerler geldi. Hepsi askere alınmış gencecik insanlardı. Ama içlerinde daha çocuk denecek yaşta üç-dört asker vardı ki hemen dikkatimizi çekti.

Bölüğü düzene soktum. Yüzbaşı gelenlerle tek tek ilgileniyor, karanlıkta el yordamıyla üstlerini başlarını düzeltiyor, sabah yapılacak olan süngü hücumuna hazırlıyordu. Sıra o çocuklara geldiğinde, o cıvıl cıvıl şarkı söyleyerek gelen çocuklar birden çakı gibi oldular.

Yüzbaşı sordu:

— Yavrum siz kimsiniz?

İçlerinden biri:

— Galatasaray Mektebi Sultanisi talebeleriyiz Vatan için ölmeye geldik! diye cevap verdi.

Gönlüm akıverdi o çocuklara. Bu savaş için çok küçüktüler. Daha süngü tutmasını bile bilmiyorlardı. Onlarla ilgilendim. "Mermi böyle basılır. Tüfek şöyle tutulur. Süngü böyle takılır. Düşmana şöyle saldırılır!" diye.

Onları karşıma alıp bir bir gösterdim. Siperlerin arkasında ay ışığında sabaha kadar talim yaptık. Gün ışımadan biraz dinlensinler diye siperlere girdik.

Ortalık hafif aydınlanır gibi olunca hep yaptıkları gibi düşman gemileri gelip siperlerimizi bombalamaya başladılar. Yer gök top sesleriyle inliyordu. Her mermi düştüğünde minare gibi alevler yükseliyor, bir gün önce ölenlerin kol, bacak, el, ayak gibi parçaları havaya kalkan toprakla siperlere düşüyordu. Mermiler üzerimizden ıslık çalarak geçiyordu. Siperler toz duman içinde kalmıştı.

Bir ara Yüzbaşı "Azman yandık!" diye siperin köşesini işaret etti. O şarkı söyleyerek sipere gelen, sanki çiçek toplarmış gibi neşeli olan o çocuklar siperin bir köşesinde sanki bir yumak gibi birbirine sarılmış tir tir titriyorlardı. Çocuklar harbin gerçeği ile ilk defa karşılaşıyorlardı. Ürkmüşlerdi. Yüzbaşı yandık demekte haklıydı. Muharebede bir ürküntü panik meydana getirebilirdi. Tam onlara doğru yaklaşırken içlerinden biri avaz avaz bir marş söylemeye başladı!

Annem beni yetiştirdi bu yerlere yolladı
Al sancağı teslim etti Allah a ısmarladı.
Boş oturma çalış dedi hizmet eyle vatana
Sütüm sana helal olmaz saldırmazsan düşmana.

Baktım hemen biraz sonra ona bir arkadaşı daha katıldı. Biraz sonra biri daha... Marş bitiyor yeniden başlıyorlar. Bitiyor bir daha söylüyorlar. Avaz avaz! Gözleri çakmak çakmak...

Hücum anı geldiğinde hepsi süngü takmış, tüfeklerine sımsıkı sarılmış, gözleri yuvalarından fırlamış dişler kenetlenmiş bekliyorlardı. O an geldi. Birden Yüzbaşı "Hücum!"diye bağırdı. Bütün bölük, bütün tabur, bütün alay cephenin her yerinden fırladık. İşte tam o anda, tam o anda, o çocuklar kurulmuş gibi siperlerden fırlayıverdiler. İşte o an. Tam o an bir makineli yavruları biçiverdi. Hepsi sipere geri düştüler. Kucağıma dökülüverdiler. Onların o gül gibi yüzleri gözümün önünden gitmiyor. Hiç gitmiyor! İşte ben ona ağlıyorum, o çocuklara ağlıyorum!

Azman dede ağlıyordu. Ben ağlıyordum. Kahvede kim varsa ağlıyordu.

Kahveci gözyaşları içinde bize çay getirdi. Eğildi:

 “Azman dede hep ağlar. Niye ağladığını bugün ilk defa anlattı” dedi.

Araştırmacı Yazar Aydın Ayhan'ın “Çanakkale… Ah Çanakkale…” adlı eserinden alıntıdır.

Azman Dede'nin bahsettiği çocuk yaştaki askerlerin Galatasaray Mektebi Sultanisi öğrencileri olduğu tartışmalı olsa da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 18 Mart 2007 tarihinde internet sitesinde yayınladığı, üzerinde "Gönüllü Bombacı" yazan fotoğraf, çocuk denilecek yaştaki askerlerin varlığını ispat etmektedir.


Güncellenme Tarihi: 30.09.2007 10:36:15

  Yazıcı Dostu         Arkadaşına Gönder         Yorum Yaz    


Bu sayfayı ziyaret eden 12431. kişisiniz.

Yorumlar

Özgür (28.03.2009)
Kanlarını,canlarını vererek bizlere bugünleri ve özgürlüğümüzü hediye edenşehit ve gazilerimizi rahmetle anıyorum,onları cennette gül toplarken görmek isterim ahirette.
Coşkun (18.11.2008)
Gurur abidesi çanakkaleyi bize anlatarak bizi aydınlattığınız için size minnettarız. Kesinlikle o toprakları gidip görün arkadaşlar. 4 defa gittim ama ayrılırken gönlüm hep orda kaldı, kopamadım.
Mehmetçik (11.11.2008)
Böyle bi girişimde bulunduğunuz için çok teşekkür ederim inşallah bu yazdıklarınızı gençlerimizde okurda vatan için ölmeye gidenlerin anısına özentilikten vazgeçip biraz tarihine sahip çıkar...
Hasan Topbaş (10.10.2008)
Bu siteyi hazırlayanlardan Allah razı olsun diyorum,gerçekten duygulandırıcı ve faydalı bir site olmuş.Ben 2006 yılında bir vesileyle o muhteşem Çanakkaleyi ziyaret ettim.İnşallah bir daha nasip olur.Karamandan selamlar..
Nihat Uzan (17.05.2008)
Ben aslen Çanakkale doğumlu olduğum için onur ve gurur duyuyorum. Rahmetli atalarımın o mübarek ruhları şad olsun.Allah onlardan sonsuz kere razı olsun.İyiki onlar varmış,var olmuşlarki bizlere hür,özgür bir cennet gibi Vatan bırakmışlar.Ve bizlerde okadar şanslıyızki atalarımızın eşi ve benzeri yok.ben o yarım adaya üç kez gittim.Her gittiğimde de okadar heyecan ve gurur veriyorki bana.Tarifi mümkün değil.O yarımadanın her santimetresinde ayrı değer,kutsal kanları ile sulandığının hayali ile geziyorum o adayı.İsterimki her bir Türk vatandaşı orayı mutlaka ve mutlaka gezip görmeli.Atalarımın o olağan üstü gayret ve çabaları tüm ulusumuzun bilincinde olasını temenni ederim.Allah tüm şehit ve gazilerimizin ruhlarını şad etsin.Mekanlarını Cennet etsin inşallah.
Özcan (16.03.2008)
Bu ve bunun gibi olayları gençlerimize aktarmalıyız ki, gençlerimizi sahte vaatlerle kandırıp dağlara askerlerimizin karşısına çıkaramasınlar.
Meçhul Biri (02.03.2008)
Ağlıyorum, sadece ağlıyorum.Ruhlarınız şad olsun KAHRAMAN TÜRK ASKERLERİ...Bu vatanın her taşı toprağı size minnettardır.
Volkan (05.01.2008)
o dönemlerden bir avrupali supay türk askeri için vatani ve dini için kendini feda edebilecek dünyada sadece türk askerini tanidim dedi ogünler süvarinin kilici yok doktorun ilaci yok topcunun atacak muhimmati yok yiyecek yemek yok siperlerden hucum emri geldiginde 3 dk içinde ölecegini bilmek var ama öle bir milletin evlatlariyizki ruh la bedenimizi ayirip bedeniimizi bu vatana kurban edebiliyor ruhumuzu allaha teslim ediyoruz
Levent Maden (29.12.2007)
Bugünlere kolay gelinmedi.Üzerine bastığımız toprağın her karışında kahraman milletimizin asil kanı vardır.Şu anda özgürce yaşayabiliyorsak kahraman dedelerimiz sayesindedir.Vatanımızın kıymetini bilelim...Tüm şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum
Hakan (01.12.2007)
Ruhları şad olsun... Ne mutlu vatanı için emsalsiz bir mücadele örneği gösterek kazanılmış bir zaferin kahramanları olmalarına Ne mutlu...
İsimsiz (04.10.2007)
Bu satırları okurken çok duygulandım. Sağol bu anları bize yaşattığın için Azman dede....

Diğer Başlıklar

 
Bir gazinin hatıralarında Çanakkale’nin kahraman çocukları
Seyyid Onbaşı
Saka Mustafa
Şefika Hanım
Nusret Mayın Gemisi ve Cevat Paşa’nın rüyası
Mehmet Çavuş
Kınalı Hasan
Mehmet Muzaffer - Bedeli Çanakkale'de...
Muavenet
 

Bölümün en çok okunanları

Kınalı Hasan
Bir gazinin hatıralarında Çanakkale’nin kahraman çocukları
Seyyid Onbaşı
Mehmet Çavuş
Saka Mustafa
Mehmet Muzaffer - Bedeli Çanakkale'de...
Şefika Hanım
Nusret Mayın Gemisi ve Cevat Paşa’nın rüyası
Muavenet

En çok okunan haberler

Çizgi Film - Çanakkale Geçilmez!
Çanakkale Savaşları esnasında çekilen video
1. Dünya Savaşında Türk Askerî Kıyafetleri - Tunca Örses / Necmettin Özçelik
Cepheden Yazılan Mektuplar - Hüseyin Özcan
Çanakkale Şehitlerine - Mehmet Akif Ersoy
Çanakkale Şehitlerine - Mehmet Akif Ersoy
Çanakkale Gazileri Video Klibi
Rüya - Peygamber Efendimiz'in (SAV) ruhaniyeti Çanakkale'de
Kinali Kuzular - Canakkale Marsi
Anasından Hasan Çavuşa Mektup
Ayvaz Baskı



Haftanın Sorusu

Çanakkale cephesi kara muharebeleri hangi tarihte başlamıştır?
18 Mart 1915
19 Şubat 1915
25 Nisan 1915



Copyright© 2007-2010 E-Posta: duryolcu.com@gmail.com Msn: duryolcu.com@hotmail.com

magicfinger.NET